Hücre & Mikrobiyoloji

VİRÜSLER ve COVİD-19

VİRÜSLER ve COVİD-19


Virüsler, prokaryotlardan insanlara kadar olan tüm organizma tiplerini enfekte edebilir. Virüslerin çok farklı replikasyon yolları vardır ve sınıflandırmaları bu yollara göre yapılmaktadır.

Son yaşanan dünya çapındaki salgından (Pandemi) sonra herkesin kafasında tek bir soru: Virüs Nedir?

Virüsler bir çok ek özelliğe de sahip olabilmektedir. Bazıları kalıtsal materyal olarak DNA taşırken bazı virüsler RNA taşımaktadırlar. Gündem konusu olan Coronavirüsler yukarıdaki şekilde görüldüğü gibi bir RNA virüsüdür.

Yine farklılık olarak bazı virüsler, ZARF denen bir glikoprotein kılıf taşırken bazıları bu kılıfı bulundurmamaktadır.

Yine gündem konumuz olan Coronavirüslerde bu zarf yapısı bulunmaktadır.

Genel bir bilgi olarak zarf yapısı bulunan virüsler daha zor ölür diyebiliriz. Coronavirüsün bu kadar etkili olmasının bir sebebi de budur.

Coronavirüsler, enfekte kişiler nefes alıp verdiklerinde, öksürdüklerinde veya hapşırdıklarında dışarı attıkları damlacıklar yoluyla insandan insana bulaşabilir.

Ciddi hastalıklara neden olan coronavirüsler alt solunum yolunu (akciğerler) enfekte ederek zatürreye neden olurlar. SARS virüsü gibi Coronavirüs de hücrede ACE2 (anjiyotensin dönüştürücü enzim-2) adı verilen almaca bağlanarak tutunur.

Güney Afrika’daki Western Cape Üniversitesinden moleküler biyolog Burtram Fielding, virüsün hücrelere bağlanmasında başka almaçların da rol oynadığından şüphelendiğini söylüyor. Bu şekilde düşünülmesinin sebebi ise ACE-2 reseptörünün kalp hücrelerinde de oldukça fazla bulunması ancak virüsün kalp hücrelerine bağlanmıyor olmasıyla açıklanıyor.

Virüs yükü, kişinin hastalık yapacak kadar virüsle enfekte olması demektir. Virülan ise ; bahsedilen virüs türünün mortalitesi ( ölüm oranı) demektir. Dolayısıyla Covid-19 virüsü için henüz bilimsel net veriler olmamakla birlikte, kabaca 100-200 tane virüs hastalık yapıcı etki göstermez. Dolayısıyla alınan basit önlemlerle (el yıkamak, kişisel hijyen) hastalıktan korunabiliriz.

Bugüne kadar bildirilen vakalar arasında, Covid-19 sebebiyle gerçekleşen en genç ölüm 6 haftalık bir bebek. Bu nedenle virüsün, enfekte ettiği yaş aralığı hakkında bir genelleme yapamayız. Ancak bilimsel veriler bağışıklık sistemi iyi olan genç hastaların yaşlılara oranla daha fazla iyileşme oranı taşıdığını göstermektedir. Bunun sebebi ise, vücudun virüse gösterdiği direncin fazla olması akciğerlerde, tolere edilebilecek orandan daha fazla akciğer iltihabı (Pnömoni) gelişmesine yol açmaktadır.

Pandeminin ortaya çıkması ile birlikte bir çok sansasyonel haber yapıldı.

Columbia Üniversitesi, Edinburgh Üniversitesi ve Sydney Üniversitesi’nde bulunan bilim insanlarının araştırmalarına göre Covid-19 genomu incelendiğinde herhangi bir yapay sekansa rastlanmamıştır.
Öte yandan mantıklı düşünüldüğünde, şu anki bilimsel teknoloji belirli bölge veya ırklarda enfeksiyona yol açabilecek virüs oluşturmayı mümkün kılmaktadır. Dolayısıyla Dünya çapında bir pandemiyi bilerek üretmek akla yatkın değildir.

Bir diğer merak konusu ise yaz aylarının gelmesi ile birlikte sivrisinek ve çeşitli haşereler ile virüsün bulaşıp bulaşmayacağı konusunda. Dünya Sağlık Örgütünün vermiş olduğu resmi bilgiler doğrultusunda Covid-19 virüsü kan yolu ile bulaşmamaktadır. Dolayısıyla sivrisinekler şu anki bilgilerimiz doğrultusunda virüs taşıyıcısı değiller.

Bilim insanlarının açıklamalarına göre virüs etkinliğini 54 derece ile 60 derece arasında kaybederek ölmektedir. Dolayısıyla Türkiye’de yaz mevsiminin başlaması virüs yayılımına etki etmeyecektir. Aksine yazın gelmesiyle sosyal hareketlilik artacağından virüsün yayılımı daha hızlı bile olabilir. Öte yandan soğuk havada da etkinliğinin olduğunu bilinen bir gerçek.

WHO (Dünya Sağlık Örgütü) başkanı Tedros Adhanom Ghebreyesus, ilk aşının 18 ay içinde hazır olabileceğini söylüyor. İngiltere’de akademik gruplar tarafından geliştirilen ve hayvan testleri için hazır olan iki aşının yaz aylarında insan denemelerine de başlanması umut ediliyor. Bir aşı geliştirmek genellikle 2 ila 5 yıl zaman alır. Ancak küresel bir çabayla ve geçmişte coronavirüs aşısı geliştirme çalışmalarından öğrenilenlerle, araştırmacıların yeni coronavirüs için çok daha kısa sürede bir aşı geliştirebileceği düşünülüyor.

Özetle, Covid-19 virüsü kısa bir gelecekte etkisini yitirecek bir salgın değildir. Bu artık dünyamızın bir gerçeği ve bilim insanları etkili bir aşı bulup, aşılama işlemleri tamamlanana kadar da tam olarak güvendeyiz diyemeyiz. Bu süreçte virüsün mutasyona uğrayarak daha öldürücü bir hal almamasını umut etmekten başka bir seçeneğimiz maalesef ki yok. Aksi durumda etkili olan aşı denemeleri de etkinliğini yitirebilir ne yazık ki.

Charles Darwin’in; ”Büyük balığın, küçüğü yemesi.” şeklinde tanımladığı doğal seleksiyon, bu kez karşımıza, bilinen en küçük canlıların da bizleri öldürebileceği gerçeğini çıkardı. Umuyorum ki; tüm insanlığı etkileyen bu felaketten almamız gereken dersleri alabiliriz.

Kaynaklar:

  1. https://www.sciencealert.com/study-shows-just-how-long-coronavirusescan-stick-around-on-a-surface
  2. https://www.scientificamerican.com/article/how-coronavirusescause-infection-from-colds-to-deadly-pneumonia1/
  3. https://www.who.int/news-room/q-a-detail/q-a-coronaviruses
  4. https://www.livescience.com/new-coronavirus-origin-bats.html
  5. https://www.newscientist.com/article/2232519-the-three-things-we-really-need-to-know-about-thewuhan-coronavirus/#ixzz6DWp7evS4
  6. https://asm.org/Articles/2020/January/2019-Novel-Coronavirus-2019-nCoV-Update-Uncoating
  7. Brock-Mikroorganizmaların Biyolojisi-John M. Martinko , Michael T. Madigan

Çeviren ve Derleyen: Uzm. Biyolog M. Yağış PİYALE

Eklenme Tarihi : 28 Nisan 2020